Hepatit B Hastalığı Nedir?

Karaciğer hücrelerine yerleşip kana karışan ve karaciğerde iltihaplanmaya neden olan, son derece bulaşıcı ve dirençli Hepatit B virüsü dünyanın hemen hemen her bölgesinde görülmektedir. Hepatit B virüsü belirtileri başlangıçta çok zayıf olduğu için hasta kimse genellikle durum “kronik” seviye olarak adlandırılan 5. – 6. aya dek doktora gitme ihtiyacı hissetmez fakat hastalık bu süreç boyunca vücuda tam anlamıyla yayılmış olur.

Hepatit B Virüsü Nedir?

Hepatit B direkt olarak vücuda zararlı bir virüs değildir, onu tehlikeli kılan bağışıklık sistemimizdir. Karaciğer hücrelerinde gelişen Hepatit B’yi vücudumuz zararlı olarak algılayıp karaciğere akyuvar miktarı yüksek kan gönderilir, Hepatit B virüsü canlı organizma içerisinde değilken, dış ortamdayken dahi 1 ile 2 hafta boyunca yaşayabilmektedir.

Bu denli dirençli virüsü akyuvarlar hücreleri vücuttan atmakta zorlanır ve karaciğer hücreleri işlevlerini yerine getiremedikçe iltihaplanma da başlar.

Bağışıklık sistemi, Hepatit B’yi vücuttan atmaya çalıştıkça genişleyen iltihap bölgesi, sonunda kişide şiddetli ağrıya ve sık sık yarı baygınlık hallerine neden olur. Sonunda da karaciğer yetmezliği gibi ciddi durumlarla karşılaşılabilir.

Hepatit B Hastalığı Nasıl Anlaşılır?

Hastalık en sık yeni doğan bebeklerde görülmektedir, yaş ilerledikçe Hepatit B hastalığına yakalanma ihtimali azalır. Bu nedenle gebelik dönemindeki anne adaylarına Hepatit B aşısı yapılması doğacak bebeğin hastalığa yakalanmaması adına kritik önem taşır.

Çin, Hindistan ve Afrika ülkelerindeki nüfusun %10’u Hepatit B taşıyıcılığı yapmaktadır. Taşıyıcı kimselerde zaman zaman halsizlik ve iştahsızlık dışında belirti görülmez, hasta kimselerde de ilk bir ay içerisinde belirtiler bu şekildedir. Ancak ikinci aydan itibaren karın boşluğu şişmesi, kaşıntı, “koyu renkte” idrar ve dışkı atımı görülür.

Hastalığın ikinci ve üçüncü ayı teşhis yapmak için kritik dönemlerdir; çünkü dördüncü ayda hasta tekrar iyi hissetmeye başlayabilir ancak virüs halen vücudunda gelişmeyi sürdürecektir.

Hastalığın ilk aylarında belirtiler şu şekildedir:

  • Deri renginde solgunluk ve göz akında sararma.
  • Vücudun farklı bölgelerinde ödemler görülmesi (şişlikler)
  • Ensefalopati, yani hastanın zaman zaman ne yaptığını ve ne yapacağını unutması, sersemleme
  • Cinsellikten uzaklaşma

Hepatit B virüsü karaciğerde yayılımını arttırdığında şu durumlar gözlemlenir:

  • Kan kusma
  • Deride kaşınmaya bağlı ciddi yaralanma ve kızarıklıklar
  • İstemsiz titreme
  • Şuur kaybı seviyesinde olmamakla birlikte ensefalopati durumunda sıklık ve şiddetlenme
  • Nefes darlığı
  • Ciddi şekilde hızla kiloda düşüş

Yeni Doğan Bebeklerde Hepatit B Belirtileri Ne Zaman Ortaya Çıkar?

Virüs en kolay anneden bebeğine bulaşmaktadır. Taşıyıcı gebe anne adayı gebelik döneminde Hepatit B aşısı yaptırmamışsa ve bebek sağlığı ile ilgili testleri yaptırmamışsa doğacak bebekte Hepatit B hastalığı “kronik” olarak görülür.

Bebekte belirtiler doğum anından itibaren görülecektir ancak belirtiler diğer hastalıklarla karıştırılabilir, bu nedenle uzman doktor kontrolü şarttır. Bebeğin göz akında sarılık, ayak ve el bileklerinde şişlikler, teninde ciddi bozukluklar ve kızarıklıklar ve normalden düşük kiloda doğmuş olması Hepatit B virüsünün ipuçları olabilir.

Hepatit B Tedavi Süreci

Virüsün tedavisinde yaş kriteri önemlidir. Eğer hastalık bebekteyse kronik seviyede olsa dahi virüsün yayılımı durdurulabilir ve hastalığın varlığına rağmen aşı uygulanabilmektedir. 6 aylık tedavi sürecinin ardından karaciğerdeki virüs dışarı atılabilir ancak hasta iyileşse dahi ileriki dönemde hastalığın tekrar nüksetme ihtimali vardır.

Ergenlik döneminde görülen Hepatit B virüsü genellikle ölümcül olmaz; çünkü kişinin bağışıklık sistemi en verimli biçimde çalışacaktır. İnterferonlar ilacı ile vücudun bağışıklık sistemi koruyucusu akyuvar hücrelerine ekstra protein sağlanır ve genellikle güçlendirilen akyuvar hücreleri, Hepatit B virüsünü kendiliğinden yok eder. Yinede tedavi sürecinde hasta son derece halsiz hissedecektir, birkaç aylık tedavi sonrası normal yaşamına devam edebilir.

30 yaş sonrasında Hepatit B çok ender görülmekle birlikte farklı hastalıklara sebep olması nedeniyle en tehlikelisidir; çünkü virüs, karaciğer hücrelerini iltihaplandırdığında siroza, hatta kan kanserine neden olabilir.  Bu dönemde Hepatit B tedavisi ergenlik ve bebeklik dönemine göre daha uzun sürmektedir.

Virüsün ilerleyişini durdurmak amacıyla Nükleosit/Nükleoid etken maddeli ilaçlar ile tedaviye başlanacaktır. Kısaca NA ve NUC adındaki bu ilaç, Hepatit B virüsünün yayıldığı bölge sınırında “virüsün hedeflediği yeni hücrelere” direnç sağlar ve akyuvar hücrelerinden oluşan bir duvar oluşturur. Fakat Hepatit B’nin çok güçlü bir virüs olduğunu söylemiştik: etrafında oluşan katmanı aşabilmek için hem kendisini, hem de üzerinde bulunduğu karaciğer hücrelerini DNA mutasyonuna uğratır. Nükleosit tedavisi böylece etkisini yitirir.

DNA mutasyonu sonrasında her hastaya “farklı” tedavi uygulanması gerekir. Uygulanacak tedavi belirlenene dek NA, NUC ve İnterferonlar ilaçlarında doz arttırılır. Doz arttırılışı ile Hepatit B virüsünde gerileme görülürse ilaç tedavisi sürer ancak gelişimi devam ederse karaciğerin iltihapsız bölgesinden kök hücre alınır ve büyütülür. Sonrasında da ameliyat ile iltihaplı bölge vücuttan çıkarılır.

Tedavi yöntemlerinden de anlaşılacağı üzere Hepatit B nasıl geçer sorusunun pek çok cevabı var. AIDS hastalığına neden olan HIV virüsünden yüz kat daha bulaşıcı ve en az onun kadar dirençli olan Hepatit B özellikle gebe kadınların üzerine düşerek varsa teşhis ettirmesi gereken, hastalığa sahip kimselerin de tedaviyi erteleme lüksü olmayan bir virüstür.

Hepatit B Öldürür mü, Virüsün Sonuçları

Dünyanın birçok bölgesinde görülmüş olması ve görülme sıklığı nedeniyle Hepatit B virüsü üzerine tıpta ciddi araştırmalar yapılmış ve virüsün yayılımını önleyecek pek çok ilaç üretilmiştir. Teşhiste çok geç kalınmadıysa ve hasta, tedavi sürecinden vazgeçmezse genellikle Hepatit B virüsü ölüme sebebiyet vermez. Yinede erken yaştaki çocuklar ve orta yaşın üzerindeki kimseler için tehlikesi büyüktür. Siroz, kan kanseri, karaciğer yetmezliği, kan zehirlenmesi gibi hastalıklara sebebiyet verebilmektedir.

Hepatit A, C, D, E Virüsleri ile Hepatit B Arasındaki Farklar

  • Hepatit A, C ve E virüsleri bulaşma şekli ve etkileri yönüyle D ve B virüslerinden ayrılır. Hepatit A, C veya E virüsü bulaşan kimselerde şiddetli hastalıklar görülmez ve bu kişiler 4 ile 6 hafta aralığında bir sürede tekrar sağlıklarına kavuşurlar.
  • Hepatit D virüsü, Hepatit B virüsü bulaşmış kimselerde “yan etki” olarak kendini gösterebilir. Aynı yollarla bulaşan ve hemen hemen aynı etkileri gösteren bu iki virüs bir araya geldiğinde ölümcül sonuçlar doğurabilir.
  • Hepatit B ve D virüslerinin hastada bir arada bulunması durumu “koenfeksiyon” (çift enfeksiyon) olarak adlandırılır.
  • Hepatit B virüsüne sahip birine sonradan Hepatit D virüsü bulaşırsa durum daha da ciddi bir boyuta ulaşır ve buna “süper enfeksiyon” adı verilir.

Hepatit B Virüsünden Korunma Yolları

Kendinizi ve çocuğunuzu Hepatit B virüsünden korumak için öncelikle bir sağlık kurumuna gidip kan testi yaptırarak halihazırda bu virüsün taşıyıcılığını yapıp yapmadığınızı öğrenmelisiniz.

Taşıyıcı değilseniz; hastanelerde, eczanelerde herhangi bir rahatsızlık dolayısıyla tedavi olurken sizde kullanılan enjektörün “temiz” olduğundan emin olmalısınız. Hepatit B bu yolla Afrika ülkelerinde ve Çin’de pek çok kişiye bulaşmıştır.

Cinsel birleşme yaşadığınız kimselerin sağlık durumlarını bilmek konusunda hassasiyet gösterilmelidir ve yabancılarla cinsel birleşmeden kaçınmak hem Hepatit B, hem de HIV virüslerinden korunmak için doğru bir yoldur.

Hepatit B’nin aşısı vardır; kendinize ve çocuklarınıza doktora danışarak bu aşıyı yaptırmanız virüsün bulaşma ihtimalini %60 azaltmaktadır.

Hepatit Virüslerinin Bulaşma Biçimleri

  • Hepatit A: kişinin kendi temizliğini sağlamaması, küflü ve bozulmuş yiyeceklerin tüketilmesi, temiz su temin edilememesi halinde vücudun içinde üreyebilir veya besin maddeleri ile vücuda girebilir.
  • Hepatit B: hastalığa sahip kişinin kanıyla, tükürüğüyle temasta ve cinsel yollarla bulaşabilir. En yaygın Hepatit virüsü değildir ancak en tehlikelisidir. Cinsel yollarla bulaşmasını prezervatif kullanımı veya oral birleşme engellemeyecektir. Ayrıca hastalıklı birinde kullanılmış enjektörün tekrar kullanılması, aynı tabak ve kaşıkla yemek yemek hastalığın yayılmasına neden olabilir.
  • Hepatit C: Aşısı olmayan tek Hepatit virüsüdür, B türünden bile daha şiddetli olmakla birlikte yine Hepatit B gibi karaciğeri ciddi şekilde tahrip eder ancak hastalar kendiliğinden iyileşebilir, yinede bu süreç uzun ve acılıdır. Sadece kan yolu ile bulaşır.
  • Hepatit D: Diğer adıyla Delta virüsü, Hepatit B bulaşmış kimselerde görülebilir. Hepatit B’nin gelişim sürecinin yan ürünü olarak kendiliğinden ortaya çıkar. Dışarıdan da bulaşabildiği bilinmekle birlikte bunun hangi yolla olduğu hakkında araştırmalar sonuç vermemiştir. Su, kan, vücut salgıları, cinsel birleşme, hava yollarıyla bulaşmaz. Organizma haricinde yaşamamaktadır, bu yüzden pasif durumdayken vücuda girip vücut içerisinde aktiviteye başlıyor olduğu düşünülmektedir.
  • Hepatit E: Tıpkı A virüsü gibi sağlıksız ortam, hijyensizlik ve bozulmuş gıdalardan vücuda girer. Ayrıca yaban domuzlarında Hepatit E virüsünün yerleşik olduğu anlaşılmıştır. Avrupa’da kırsal bölgelerde pek çok kişi yaban domuzu eti tükettiği için sık sık hastalanır. Hastalık süreci bir ile üç hafta kadar sürer ve sonrasında kendiliğinden iyileşme görülür.

Leave a Reply