Gelincik Hayvanı Hakkında Genel Bilgiler

Gelincik Nedir?

Gelincik hayvanı genellikle Avrupa bölgesi ve Amerika bölgesinde ağırlıklı olarak yaşamakta olan, yapı itibariyle küçük ve boyut olarak kendinden küçük olan böcekleri, bazı kemirgenleri ve çeşitli sürüngenleri avlayarak beslenmekte olan Mustelidae familyasından olan etçil bir memeli canlı türüdür. Fiziki açıdan boyutları aşağı yukarı 15 cm. ile 20 cm. aralığında farklılık gösterir. Ortalama yaşam süreleri 10 sene civarındadır. Yaşadıkları alanlara göre çeşitli türlere ayrılırlar.

En sık görülmekte olan Türkiye’deki gelincik türleri şunlardır; uzun kuyruklu gelincik, kısa kuyruklu gelincik, bozkır gelinciği, kokulu gelincik, (ferret) evcil dağ gelinciği, kakım, kara ayaklı gelincik, bayağı gelincik, uzun kuyruklu gelincik ve türevleri. Gelinciklerin vücut yapısı, uzun ve incedir. Yaygın olarak kırmızı ya da kahverengi tüyleri ve beyaz karın tüyleri vardır. Gelincikler 5 alt sınıfa ayrılırlar. Bunlar ; Grammogale, Lutreola, Mustela, Putorius ve Vison ‘dur. Bu 5 alt sınıf da kendi aralarında çeşitli türlere ayrılırlar. Afrika gelinciği ve Kolombiya

Gelinciği Grammogale sınıfına; Avrasya vizonu, Endenozya dağ gelinciği, Malayan gelinciği, Sibirya gelinciği, Kara çizgili gelincik Lutreola sınıfına; Dağ gelinciği, Kakım, Uzun kuyruklu gelincik, sarı karınlı gelincik ve Bayağı gelincik Mustela sınıfına; Bozkır gelinciği, Kara ayaklı gelincik, Dağ gelinciği Putorius sınıfına ve son olarak Amerika vizonu ve Deniz vizonu da Vison sınıfına mensup gelincik türleridir. Bunlardan Mustela sınıfı ve Putorius sınıfının bazı türleri Türkiye’de bulunurlar. Vison sınıfına dahil olan Deniz vizonu cinsinin de 1894 senesinde soyu tükenmiştir.

Gelincik Ne Yer?

Gelincikler yakalayabildiği tarla fareleri, kuşları, yılanları, tavşanları, kümes hayvanları ve küçük fizik yapısında olan çeşitli hayvanları avlar. Kendi boyutundan daha küçük boyutlarda olan canlıları boyunlarından ısırmak suretiyle avlamaktadır. Kendi boyutundan çok daha büyük boyutta olan hayvanları da öldürebildiği söylenmektedir. Türkiye’nin genellikle tüm bölgelerinde görülen gelinciklerin sırt kısımlarındaki tüyler kızıl-kahverengi, karın kısımlarındaki tüyler ise beyaza ya da beyaza yakın alaca açık renklidir. En sevdikleri besinler yumurta ve güvercindir. Boğazdan ısırarak avladıkları canlıların kanını içerek de beslenirler.

Gelincik Hayvanı İnsana Saldırır Mı?

Genel olarak kırsal bölgelerdeki kümes hayvanlarını avlaması ve önlem alınmadığı takdirde bir kümeste bulunan tüm canlıları yok etmesi sebebiyle bazı köylük bölgelerde ”tavuk hırsızı” lakabı ile de bilinmektedir. Halk arasında dağ gelinciği olarak da tabir edilir. Kendilerinin inşa ettiği, kendilerine ait olan depo olarak kullandıkları alanlar mevcuttur. Avlamış olduğu hayvanları bu alanlara saklayarak avlanamadığı zamanlar depoladığı stoklardaki besinler ile beslenebilirler. Tarlalarda barınan tarla farelerinin korkulu rüyası olmakla birlikte fare popülasyonunun çok hızlı bir şekilde artmasının önüne geçmektedir.

Gelinciklerin alenen insanlara saldırdığı görülmemiştir fakat eğer kıstırılır ya da zor durumda kalırsa insanlara da saldırdıkları görülmüştür. Gelinciklere dair merak edilen bir başka soru ise zehirli olup olmadığıdır. Gelincik alt sınıflar, birçok gelincik türünü içermektedir. Gelincik hayvanının çok fazla çeşitlilik arz eden türleri vardır bu yüzden gelincik zehirlimi sorusuna verilecek cevaplar değişiklik gösterebilir. Kimi gelincik türleri tamamen zehirsiz olmakla beraber bazı gelincik türlerinin zehri vardır ve yetişkin bir insanı felç edecek kadar yoğun bir zehir içerdiği söylenir.

Dağ Gelinciği Özellikleri

Ülkemizde dağ gelinciği olarak da bilinen gelinciklerin genel olarak özellikleri ortaktır. Gelincikler, suda yüzebilir ve ağaçlara tırmanabilirler. Ağaçlara tırmanabilme özellikleri sayesinde ağaçların yüksek noktalarında bulunan kuş yuvalarına erişebilir ve bulabildikleri çeşitli kuş yumurtalarını yiyebilirler. Dağ gelincikleri daha çok gece geç saatlerde avlanmayı severler ve beslenme ihtiyaçlarını gece karanlığında karşılamaya çalışırlar.

Gelincik hayvanı genellikle Mart aylarında çiftleşirler. Dişi gelinciklerin 6 hafta kadar sürebilen yavrulama döneminin ardından, bir kerede 6 ya da 7 tane yavru doğurabilirler. Gelinciklerin ilk doğduğu zaman tüysüzdürler. Daha sonraki 2 haftalık dönemde tüylenmeye başlarlar. Fizyolojik yapıları değişiklik gösteren gelinciklerin sırt kısmı öncelikle beyaz tüyler ile kaplanır. Yetişkin olduklarında standart boya erişebilen gelincikler, özellikle soğuk iklimlerde yaşayanlar yaz mevsiminde kahverengi tüylere bezenirler. Kış geldiğinde iklime uyum sağlayarak tüyleri tekrar beyazlar.

Gelincikler kinci hayvanlar olarak bilinmektedirler. Söylenenlere göre bir gelinciğin yavrularını ya da eşleri öldürüldüğünde, öldüren kişiyi unutmazlar ve yakınlarında bulunduklarında bunu hisseder ve gidip intikam alırlar. Daha çok bir şehir efsanesi olmakla beraber dağ gelincikleri eşlerini kaybettiklerinde öldüren canlı kaç kilometrede olursa olsun onu bulup öldürmeleriyle nam salmışlardır.

Gelincik Hayvanı Neden Korkar?

Gelincikler bilinenin aksine aşırı yırtıcı ve tehlikeli hayvanlar değildir. Gelinciklerin habitatlarında en büyük düşmanları başta insanlar olmak üzere atmacalar, baykuşlar, kartallar, şahinler gibi yırtıcı kuş türleridir. Özellikle ülkemizde insanlar dağ gelinciklerinin doğadaki kemirgen popülasyonunun artışını dengede tutan en büyük etken olduğunu bilmeden kümeslere saldırdıkları için öldürmekte ve fark etmeden aslında doğaya büyük bir zarar vermektedirler. Özellikle karlı bölgelerde hemen fark edilebilen kahverengi postları korkulu rüyaları olan uçan yırtıcı kuşların dikkatini kolay çeker ve kolayca av olurlar.

Gelincik Hayvanı Sansar Değildir.

Gelincik hayvanı genellikle sansarlar ile karıştırılmaktadır. Sansar ile gelincik aynı familyadan fakat tamamen ayrı türlerdir. Sansar da sansargiller yani Mustelidae familyasındandır. Sansarlar boyut olarak gelinciklerden daha büyük bir yapıya sahiplerdir. Cinsleri martestir ve sansar, hepçil hayvanların ortak isimlendirilmesidir. Görünüm itibariyle bir kedi boyutundadırlar. Gelincik gibi uzun ve ince bir vücudu vardır. Uzun bir kuyruğu vardır. Fiziksel boyutları 40 ile 50 cm arası değişmekte olup ağırlıkları genellikle 2-3 kilogramdır. Tüyleri koyu parlak kahverengidir.

Sansarlar da tıpkı gelincikler gibi gece saatlerinde avlanırlar. Kemirgen bir hayvandır ve çevreye çeşitli zararlar verebilirler. Eğer zor durumda kalırlarsa saldırganlaşırlar. Gündüzlerini uyuyarak geçiren sansar hayvanı geceleri çift olarak avlanmalarıyla bilinirler. Tavuklar, yumurtalar, çeşitli sürüngenler, kuşlar ve meyveler başlıca besin kaynaklarıdır.

Çiftleşme zamanları Haziran- Ağustos ayları arasındadır ve bir kerede 2- 4 adet yavrular. Sansarlar sivri dişlere sahip bir canlıdır. Amerika sansarı, Sarı boyunlu sansar, Kır sansarı, Ağaç sansarı, Japon sansarı, Balıkçı sansar, Martes gwatkinsii ve Samur başlıca sansar türleridir. Bunlardan Kır sansarı ve Ağaç sansarı Türkiye’de bulunan sansar türleridir.

Ağaç sansarları çok hızlı koşabilen bir hayvandır ve tırmanabilme özelliğine sahiptir. Genellikle ağaçlarda bulunurlar. Yaşamlarının büyük kısmı devasa ağaçların tepelerinde geçmektedir. Kulakları oldukça hassastır ve çok iyi ses duyarlar. Tilkilerden ve yırtıcı kuşlardan hoşlanmazlar. Ağaçların yüksek bölgelerinde bulunmaları yırtıcı kuşlar ile ağaç sansarlarının sürekli karşı karşıya gelmesine sebep olmaktadır. Sansarların yaşam alanları çam ağaçlarının bulunduğu ormanlardır.

Ağaç kavuklarına yuva yaptıkları gibi yerde kazdıkları tüneller ve yuvalarda da barınabilirler. Sansarlar çok esnek bir vücuda sahiptirler ve çok dar alanlardan dahi geçebilmektedirler. Buna sebep kemiklerinin olmayışıdır. Sansarların kemikleri yoktur ve tamamen kıkırdaklı bir yapıya sahiptir. Samur ve gelincik ile fiziksel benzerlikler göstermesine rağmen sansar, samur ve gelincik aynı familyada olan farklı türde cinslerdir.

Sansar Nasıl Yakalanır?

Sansar hayvanının yakalanması konusunda belirlenmiş bir teknik yoktur fakat ışıklı bölgelere gelmedikleri bilinir. Genellikle insanlar tarafından pusu kurulup tüfekle avlanırlar. Ya da içinde zehirli bir etin bulunduğu bir kapan- tuzak hazırlanarak sansarın bu kapana kapılması beklenebilir. Bu kırsal bölgelerde kullanılan oldukça yaygın bir yöntemdir. Ya da özel olarak eğitilmiş av köpekleri araziye gönderilerek avlanabilir. Kangal köpekleri ülkemizde bu tarz önlemler için kullanılan bir hayvandır.

Peki, sansar neden korkar? Sansarlar avcı köpeklerden oldukça korkmaktadırlar. Ayrıca kartal, atmaca gibi yırtıcı kuşlardan da oldukça çekinirler, etraflarında bu tür hayvanların varlığını hissettiklerinde hemen inlerine, deliklerine ya da saklanabilecekleri kuytu bölgelere saklanırlar. Fakat eğer öldürülmesi habitat dengesi açısından tavsiye edilmez. Eğer yakalanabilirse uzak bir bölgede salıverilmesi önerilir. Sansarlar çok hızlı ve kıvrak bir hayvan olduğu için ardından koşarak yakalanması neredeyse imkânsızdır. Bir sansarı yakalamak için akıllıca bir tuzak kurulmalıdır. Kapan yardımıyla yakalanabilir fakat sansar hayvanını yakalamak zor bir iştir ve akıllıca bir plan gerekebilir.

Peki, sansar neye gelmez?

Sansarlar kümes hayvanlarına ve kuşlara zarar verdiği için insanlar tarafından pek sevilmez. Bu yüzden insanlar sansarları uzaklaştırmak için çeşitli yöntemler belirlemişlerdir. Bu yöntemlerden bir tanesi de lastik yakarak korunmak istenen kümese lastik kokusunun sinmesini sağlamaktır. Araba ya da bisiklet lastiği bir teneke içinde yakılarak çıkan is ve dumanın kokusu civara sindirilir. Sansar hayvanı lastik kokusundan hoşlanmamaktadır. Bu teknik ile sansar, uzaklaştırılmak istenen bölgeden uzak duracaktır.

Yaygın kullanılan bir başka teknik ise soba borusu tekniğidir. Nalburdan kolayca edinebileceğiniz bir soba borusunu bölgede kazılacak bir çukura dikine yerleştirerek soba borusunun içine bir iki tane yumurta konur. Yumurta kokusunu alan sansar bölgeye gelir ve dikey duran soba borusu sayesinde yumurtaya erişemez ve korkar. Bu korku psikolojisi sansarın bir daha bölgeye gelmemesini sağlayan etkin bir yöntemdir. Yine aynı soba borusu ile aynı düzenek kurulur bu defa sansar soba borusunun içerisine girecek mesafede yerleştirilir içeriye giren sansar borunun altına kazılmış olan çukura hapsedilir ve soba borusunun yüzeyi kaygan olduğu için bir daha çıkmak için tırmanamaz ve içeride tutsak kalır. Anadolu’da sıkça kullanılan bir tekniktir.

Sansarlar tünel kurarak oluşturdukları bu tünel sisteminde hareket ederler. Tespit edilen tünellere çimento dökülerek sansarların geliş yolları engellenebilir. Bu teknik hayvanın sizin alanınızdan vazgeçmesini sağlayacaktır. Sansarın uzak tutulması istenen bölgeye köpek bağlanması da etkin yöntemlerdendir. Koku hassasiyetleri çok yüksek olan bu canlı türü, köpek kokusunu çok uzak mesafelerden alabilir ve bölgeye girmez.

Ayrıca sansarların ışığın her türünden hoşlanmadığı da bilinen bilgiler arasındadır. Sansarların kümeslere zarar vermemesi adına yapılacak olan en etkin yöntem elbette kümeslerin etrafının oldukça sıkı korunmasıdır. Kümesin etrafındaki toprakları kazarak kümese girmemesi için de kümesin etrafına ince tabakadan çimento dökülebilir.

Gelincik Nasıl Yok Edilir?

Gelincik genel olarak kırsal yerleşkelerde özellikle kümes hayvancılığının yaygın olduğu yerlerde görülür. Aşırı derecede kin tutan ve de zeki bir hayvandır. Doğal yaşamında yiyecek bulamadığı zaman kümes hayvanlarının yavruları ile beslenmeyi tercih eder. Gelincik nasıl yok edilir sorusuna çeşitli yanıtlar vermek mümkündür.

Gelincikten Kurtulmanın Yolları;

Gelincik nasıl yok edilirin ilk çözümü; kişiler kümes ve benzeri alanın muhafazasını iyi sağlamalıdır. Bu muhafaza yöntemleri arasında kümes ve çevresinde gelinciğin kümesin içine geçebileceği delikler, boşluklar bulunmamalıdır. Ayrıca kümesin çevresinde köpek bulundurulması gelinciğin gelmesini önlemektedir. Doğu Anadolu’da sık tercih edilen yöntemlerden biri ise kümes ya da gelinciğin dadandığı yerde lastik yakmaktır. Bisiklet, araba veya herhangi bir lastik gelinciğin musallat olduğu yerde güvenli şekilde yakılarak, hayvanın bir daha gelmesi önlenebilir.

İkinci çözüm ise diğer yollar işe yaramadıysa hayvanın gelebileceği bölgelere çeşitli tuzaklar hazırlamak olacaktır. Zehirli tuzaklar, kapanlar vasıtası ile gelinciğin yakalanması sağlanabilir. Gelincik nasıl yok edilir pek çok kırsal kesimde yaşayan insanın sorunu olduğundan bu sorunu çözmeye çalışanlar, tuzak ya da kapanı hazırlarken bunlara çıplak elle dokunulmamasını tavsiye etmektedir. Tuzakları hazırlarken eldiven ve benzeri kullanılması önemlidir. Çünkü insan kokusuna duyarlı olan burunları ve keskin zekaları ile tuzağı fark etmektedirler. Son olarak önerilecek çözüm ise, zirai mücadele konusunda uzman kişilerin yardımına başvurarak gelincik sorunundan kurtulmak olacaktır.

Gelincik hayvanının özellikleri nelerdir?

Gelincikler çok hızlı hareket eden canlılardır. Hareketleri o kadar atik ve akıcıdır ki, gelinciğin bulunduğu alanı dikkatle gözleyen bir kimse bile gelinciğin hareket ettiğini güçlükle fark edecektir. Gelincik hızla yol kenarındaki çalılara dalar ve yiyecek bir şey olması ihtimaliyle her deliğe, her yarığa kafasını sokarak yolunda ilerler. Bu grubun hepsi yırtıcı hayvanlardır. Öyle ki kendilerinden büyük, tek başına dolaşan hayvanları dahi kolaylıkla öldürebilirler. Gelinciklerin bazı türleri kış ayları için postlarını değiştirirler.

Kuzey Amerika’daki Least gelinciğinin ve Kuzey Avrupa’da yaygın olarak bulunan Avrupalı Gelinciğin tüylerinin rengi kışın beyaza döner. Bazı diğer Asya türleri de daha açık renk bir posta bürünürler. Koyu tüyleriyle karda kolay bir av olabilecek gelincikler Allah’ın onlara verdiği bu özellik sayesinde kışın güven içinde hareket ederler. Fare, tavşan, kuş, yılan, kümes hayvanlarını avlar. Yumurtaları çalar. Ömrü 9-10 yıldır. Av etlerini depoladığı kilerleri vardır. Çoğunlukla avlarını beyinlerinden ısırıp, felç ederek canlı olarak kilerlerinde saklar.

Güvercin ve tavuk yumurtasını çok sever. Küçük yumurtaları ağzı ile büyüklerini çene altına kıstırarak taşır ve aşırır. Kabuğunda açtığı ufacık bir delikten yumurtanın bir damlasını bile akıtmadan hepsini emer. Kıstırıldığında insana da saldırır. Türkiye’nin hemen hemen her bölgesinde görülebilen gelinciklerin, sırtları kızıl kahverengi, karın bölgeleri ise beyaza yakın açık renkli tüylere sahiptirler.


4 Comments

Leave a Reply