Damar Tıkanıklığı Belirtileri Ve Tedavisi

Bu yazımızda damar tıkanıklığı hakkında bilmeniz gereken bir çok bilgiyi bir araya topladık. Konumuzun devamında damar tıkanıklığına iyi gelen şifalı bitkilerden tutun yapmanız gereken egzersizlere kadar bir çok yararlı bilgi içermektedir.

Vücudumuzun tüm bölgelerini saran ve organlara sürekli olarak kan akışını sağlayan damarlarımız da diğer her şey gibi zamanla esnekliklerini ve sağlamlıklarını kaybederler. Bu süreç sağlıklı bir insanda 75-90 yılı alır ancak sağlıksız beslenme alışkanlıkları, hareketsizlik, başka hastalıklar için kullanılan ilaç ve tedaviler, kötücül gen aktarımı vb. sebeplerden ötürü damar tıkanması süreci hızlanabilir.

Tıkalı kalp damarı belirtileri son ana, yani kalp krizine dek ortaya çıkmayabilir. Kalbe bağlı damarlardan birinin “tam” tıkalı hale gelmesiyle kalp krizi geçirilir, kısa sürede müdahale edilemezse hastanın hayatını kaybetme olasılığı yüksektir. Vücudumuzdaki bir damar yolundan dakikada ortalama 250 mililitre kan organlarımıza ve doku hücrelerimize ulaştırılır.

Egzersiz yaptığımızda, ağırlık kaldırdığımızda veya benzeri aktivitelerde pompalanan kan miktarı 2 ile 3 kat artabilir. Ayrıca heyecan ve stres durumlarında da tıpkı egzersiz yapar gibi vücudumuz fazladan efor sarf eder, bu yüzden kimi insanlar üzüntü ve stresten dolayı kalp krizi geçirebilmektedir. Pompalanan kan miktarı arttığında tıkanma sürecindeki damarlar yükü kaldıramayıp yırtılabilir, damarın yırtılması ile çevresindeki yağ tabakası damar yoluna girer ve tıkanıklığın “tam” hale gelmesine neden olur.

KALP DAMAR TIKANIKLIĞI NASIL AÇILIR?

Vücudunuzda tıkalı damar olduğunu kalp krizi öncesinde öğrendiyseniz şanslısınız demektir. Çoğu kimse belirtileri dikkate almadığı için kriz sonrasında ancak ameliyat ile sağlıklarına geri kavuşturulabilmekteler. Damar tıkanıklığının en temel sebebi vücuttaki yağlanmadır. Fazla kilolu kişilerde damarlar yağ tabakaları arasından ilerleyerek doku ve organlara kan taşımak zorundadır. Bir tabakanın içerisinde baskı altında olan damardan organın ihtiyaç duyduğu miktarda kan taşınamaz. Uzun süreçte bu durum o bölgede ağrı ve uyuşmalar ile kendisini belli edebilir. Tıkanıklıktan şüpheleniyorsanız mutlaka bir hastaneye giderek check-up yaptırmalısınız. Ayrıca efor testi, taryum testi yaptırarak tıkanıklığın ne derece olduğunu öğrenebilirsiniz; doktorunuz ile görüşerek elektrokardiyogram testi de yaptırmanız gerekebilir. Sonuçları elde ettiğinizde doktorunuzun verdiği ilaç ve perhizi harfiyen uygulamalısınız. Kalp damar tıkanıklığı vücuttaki diğer bölgelerde görülen tıkanıklıklardan çok daha önemlidir. Tıkanıklık ilerlemiş ise damar açma operasyonu olan anjio uygulanarak tıkanıklığın tam olarak ne seviyede olduğunun araştırılması gerekebilir.

KALP DAMAR TIKANIKLIĞI AMELİYATI RİSKLERİ

Anjio sonuçlarında tıkanıklığın tehlikeli boyutlara ulaştığı görülürse kalp cerrahları genellikle hastayı birkaç hafta ilaç tedavisinin ve perhizin ardından bypass adı verilen bir ameliyata alırlar. Bypass kelime anlamıyla “geçip gitme, teğet” anlamına gelmektedir. Ameliyatta damardaki tıkanık bölgenin uçlarına ek yol yapılarak vücuttaki kanın olağan akışına devam etmesi sağlanır. Ancak bypass ameliyatı kılcal damarlar ve ince damarlara uygulanamamaktadır. Ameliyat öncesinde doktorun verdiği ilaç ve perhizin düzenli uygulanması halinde ameliyatta risk oldukça düşüktür; %1 ihtimal ile hasta ameliyat sırasında veya sonrasında hayatını kaybeder. Türkiye’de kalp cerrahisi konusunda uzman pek çok doktor vardır, hastaların bu konuda endişe etmelerine gerek yok.

Ameliyat olmaya çekinen veya ameliyat seviyesinde tıkanıklık seviyesi olmayan hastaların doktorlarına sordukları sık sorulardan biri: kalp damarları diyetle açılır mı, şeklinde. Şeker hastası ve fazla kilodaki kişilerde tıkanıklık seviyesi %60’ın altındaysa diyet ve perhiz uygulayarak tıkanıklığı doğal yollarla çözüme kavuşturmak mümkün. Doktorunuz veya diyetisyeniniz ile “kişiye özel” hazırlatacağınız diyet programının temelinde yağdan, şekerden, tuzdan, hamur işinden uzak durmak; aşırı sıcak ve soğuk ortamda bulunmamak, egzersiz yapmak ancak egzersiz yaparken dahi aşırı efor sarf etmemek, bolca su içmek tavsiyeleri yer alacaktır. Fakat hastadan hastaya değişebilecek olan diyet programı sebebiyle mutlaka bir uzmandan tavsiye alınmalıdır.

TIKALI KALP AÇILMAZSA NE OLUR?

Yazının öncesinde de belirtildiği üzere damar tıkanıklığı, kalp damar tıkanıklığı belirtileri son ana dek gizli kalabilir veya hasta tarafından önemsenmeyerek durum fark edilemeyebilir. %80’e kadar tıkalı kalp damarı, kişi yüksek enerji gerektiren bir hareket veya ani bir efor salınımı gerçekleştirmediği sürece çok zor fark edilecektir.

Kalp krizi geçiren kimselerin damarları genellikle %80 oranında tıkalıdır. Fazla efor, stres veya üzüntü anında tıkalı bu kalp damarı tamamen sertleşerek kapanır, ardından birkaç saniye içerisinde de kalpte şiddetli bir ağrı hissedilir ve kalp krizi geçirilir.

Kalp krizi esnasında kalpten organlara gidemeyen kan, damar ile kalp arasında sıkışır ve kalp kapakçıklarından çıkmaya çalışır, ağrıyı meydana getiren de kanın, ters yönden çıkmaya çalışmasıdır. Birkaç dakika içerisinde damar tıkanıklığında azalma olmaz ise maalesef hasta hayatını kaybedebilir.

KALBİNİZE İYİ BAKMAK İSTİYORSANIZ İŞTE YAPABİLECEKLERİNİZ:

Daha önce hiç damar tıkanıklığı sorunu yaşamamış olsanız bile bu bir gün başınıza gelmeyeceği anlamına gelmez. Kilonuz normal seviyede olsa da, olmasa da vücudunuza aldığınız yiyeceklerin doymuş yağ oranlarına daima dikkat etmek faydanıza. Doymuş yağ oranı yüksek olan ve ülkemiz yemek kültüründe oldukça popüler kebap, börek, köfte gibi yiyecekleri “doğru” miktarda tüketmelisiniz. Hamburger, börek, makarna gibi yiyecekler de içerisinde ve/veya soslarında barındırdıkları doymuş yağ oranları sebebiyle tehlikeliler listesindedir. Elbette vücudunuzun yağa da ihtiyacı var; bu ihtiyacı ceviz, badem, fındık yağları; kanola ve zeytinyağı gibi doymamış yağ oranına sahip ürünler ile karşılayabilirsiniz.

Kalp damarları için şifalı bitkiler arasında en başta zencefil gelmekte. Zencefil, kanı sulandırıcı özelliği ile vücudunuzdaki kan akışını rahatlatacak, doğal aspirin görevi görecektir. Ayrıca düzenli şekilde zencefil tüketen kimselerde kolesterol seviyesinde düşüş görülmüştür. Zencefili tıpkı çay gibi demleyerek günde iki-üç bardak tüketebilir veya tüm yemeklerinizde baharat olarak kullanabilirsiniz.

Damarlarınızın etrafını saran yağ dokularını hızla eritmek ve olası bir kalp krizini önlemek istiyorsanız Meksika biberi adıyla da bilinen Cayenne biberini tüketebilirsiniz. Çok acı olması sebebiyle mide hastalığı ve/veya hassasiyeti olan kimseler Cayenna biberi tüketemezler. Ancak böylesi bir sorununuz yok ise haftada birkaç defaya mahsus olmak üzere Cayenna biberini yemeklerinize katarak yiyebilirsiniz. Hali hazırda doktorunuz tarafından yazılmış bir ilaç kullanıyorsanız Cayenna biberi konusunda mutlaka doktorunuz ile görüşmeniz gerekir.

Kalp-damar sağlığınızı kontrol altında tutmak, kolesterol seviyesini düşürmek için en kolay ve uygun bütçeli bitki, yeşil çaydır. Kavrulmayan ve siyah çayın aksine içerisinde yüksek miktarda antioksidan madde barındıran yeşil çay, kan basıncını düzenlemekle kalmaz, kanın içerisindeki zararlı mikroorganizmalarla mücadelede de yardımcı olur. Tıkalı damar kendiliğinden açılır mı diye merak eden kimseler eğer bu üç bitkiyi öğünlerinden eksik etmez, doymuş ve doymamış yağ oranlarına dikkat ederek yer, içer ise olumlu sonuçlar alınabilir.

Ayrıca kalp organımız için size iki yazımızı’da önermek isterim. Kalp damar hastalıklarını artıran nedenleri anlatan konumuza buradan ulaşabilirsiniz.

Daha sağlıklı kalp ve damarlar için yapmanız gerekenleride bu konumuzda ele aldık.

TÜRKİYE’DE KALP-DAMAR CERRAHİSİ NE SEVİYEDE?

Türkiye son beş yılda yetiştirdiği doktorlar ve edindiği sağlık teçhizatlarıyla dünyada kalp-damar cerrahisinde “sağlık turizmi” alır hale gelmiştir. Kalp damar tıkanıklığı İbrahim Saraçoğlu, Yavuz Beşoğul gibi uzman profesör doktorlar sayesinde korkutucu bir durum olmaktan çıktı. En kritik durumlarda dahi 3 saatlik bir ameliyat ile hastalar sağlığına kavuşturulabiliyor.

Türkiye’de en iyi kalp-damar cerrahisi doktor ve ekipmanlarına sahip hastaneler şöyle:

  • Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi
  • İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  • Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi
  • Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi
  • Florance Nightingale Hastanesi

DOKU VE ORGAN ÇEVRESİNDE DAMAR TIKANIKLIĞI

Damar tıkanıklığının en tehlikelisi kalbe yakın bölgelerde olanlardır ancak hastalar çoğu zaman kol ve bacak bölgelerinde damar tıkanıklığı yaşamaktadır. Bu bölgelerdeki tıkanıklığın belirtileri zayıftır ve diğer hastalıklarla karıştırılabilmesi kolaydır. Bölgesel olarak tıkanıklık en sık bacakta görünür. Bacak damar tıkanıklığı nasıl anlaşılır? kramp ve spazm şeklinde kendini gösterir. Her iki cinsiyette görülebilmesine rağmen erkeklerde bacak damarı tıkanıklığı daha sıktır ve sigara kullanıcılarında görülme sıklığı daha fazladır. Birkaç yüz metre yüründüğünde bacakta ağrı başlıyor ve kramp yaşanıyor ise muhtemel sebebi tıkanıklıktır, bir uzman ile mutlaka görüşülmesi gerekir.

Sigara kullanıcılarının kan değerleri incelendiğinde MCV, yani eritrosit değerlerinin normalin çok üstünde seyrettiği görülür. Bu durum hematolojik değerlerde dengesizlik yaratır ve sigara kullanıcıları tam da bu yüzden merdiven tırmanırken, ani hareket yaptığında ve birkaç yüz metre hızlı yürüdüğünde “göğsünde” daralma hisseder. Hareket esnasında organlara daha fazla oksijen taşıması gereken kan, yoğunlaştığı ve zararlı toksinlerle dolu olduğu için akışını hızlandıramaz. Zamanla bu zararlılar damarlarda daralmaya ve sertleşmeye neden olur, ayrıca damar çeperini ve basınç dayanıklılığını zedelediği için yırtılmalara da sebep olabilir. Vücudumuzda en çok çalışan kaslar, bacak kaslarımız olduğu için bu bölgede tıkanıklık sık görülür.

Bir insanın hayat boyu “ara ara” yaşadığı kramp ve spazmlar, hareket sonrasında sıkça bacaklarda ağrı, uykudan uyanıldığında “karın ve sırt” bölgesinde veya direkt olarak bacaklarda uyuşukluk bacak damar tıkanıklığı belirtileri arasındadır. Tıkanıklığın ilerlemesi halinde tedavi için çok geç olabilir. Tıkanıklığın açılamayacağı durumlarda hasta hayatını kaybetmesin diye bacağının tamamı veya bir kısmı cerrahi olarak kesilebilir, bu nedenle hafife alınacak bir durum değildir.

BACAK DAMAR TIKANIKLIĞI HANGİ BÖLÜM BAKAR?

Kan değerlerini öğrenme ve analiz ettirme, kalp ritim bozukluğu, hipertansiyon vb. durumlar ile kardiyoloji bölümü doktorları ilgilenmektedir.

Kan akışı, damar tıkanıklığı ve kalp kapakçıklarında görülen durumlara ise kalp-damar cerrahisi müdahale edecektir.

Kardiyoloji ve kalp-damar cerrahisi bağıntılı bölümlerdir ve damar tıkanıklığı sebebiyle hastaneye başvurduğunuzda öncelikle kalp-damar bölümünde rahatsızlığınız hakkında genel bilgiler edinilir, ardından kardiyoloji bölümünde yapılacak testler ile kan değerleriniz öğrenilir.

BACAK DAMAR TIKANIKLIĞI AMELİYATI KAÇ SAAT SÜRER?

Bacak damarında görülen tıkanıklık eğer birkaç santim uzunluktaysa cerrahlar çoğunlukla ameliyatsız tedaviyi tercih eder. Tıkanıklık olan bölgeye “balon” veya stent adı verilen basit operasyonlar uygulanarak tıkanıklığın bir haftalık süreçte kendiliğinden giderilmesi beklenir. İşlem 10 dakika ile 30 dakika arasında sürebilir.

Tıkalı olan damar 5 santimden daha uzunsa, örn: diz kapağından ayak bileğine kadar uzanıyorsa veya baldırların tamamında yer alıyorsa bypass ameliyatı yapılır. Bypass ameliyatı esnasında hasta uyanık olacaktır, sadece ameliyat yapılacak bacak uyuşturulur. 3 ile 5 saat arasında sürebilen bypass ameliyatında hastanın vücudunda “atıl” veya “yedek” olarak adlandırılan damarlar bulunuyorsa, bu damarlar kullanılarak kan akış yolu oluşturulur. Yedek damarın olmaması veya onunda tıkalı olduğu durumlarda yapay damar yolu kullanılır. Tehlikesi %1 olan bir ameliyattır, hastalar genellikle 16 saat müşahede altında tutulduktan sonra evlerine dönebilirler.

Ameliyat sonrasında kan sulandırıcı ve damar çeperi güçlendiren, yağlanmayı azaltan ilaçlar doktor tarafından yazılabilir. Ayrıca bypass ameliyatı olan kimselerin “sigara” kullanmaları son derece tehlikelidir. Bir defa bypass edilen damar yolunun tekrar tıkanması halinde ameliyat yapılamayabilir ve bacağın kesilmesi gerekebilir. Bu nedenle tüm zararlılardan uzak durulmalıdır, doktor tavsiyeleri harfiyen yerine getirilmelidir.

TIKANIKLIĞI DOĞAL YOLLARLA ÇÖZEBİLİRSİNİZ

Ameliyat seviyesine ulaşmadan damar tıkanıklığını önlemek için tüketebileceğiniz bazı yiyecekler ve düzenli uygulayacağınız egzersizler, tıkanıklığın damarın tamamına yayılma riski düzeltebilir, hatta tıkanıklığı tamamen giderebilir.

Bacak damar tıkanıklığı egzersizleri “kalp atımına” bağlı olarak değişkendir ancak damar tıkanıklığı olan kişiler egzersiz yaparken dahi kendilerini fazla zorlamamalıdırlar. En uygun egzersiz günlük yürüyüş olacaktır. Yaptığınız egzersizlerin uygun olup olmadığını aşağıdaki formül ile kendiniz de belirleyebilirsiniz:

Yaşınız 30-40 aralığında ise egzersiz esnasında nabzınız dakikada 95 ile 133 aralığında atmalıdır. 40 ile 55 yaş aralığında nabız 80 ile 115 aralığında, 55 yaş üzerinde 75 ile 100 aralığında nabız seviyesi olmalıdır. Egzersiz yaparken nabzınızı ölçmek için şunu yapabilirsiniz: yaklaşık 5 dakikalık bir egzersiz sonrasında durup bileğiniz üzerinden veya şah damarınızdan nabzınızı sayınız. 15 saniyelik bir sayım sonrasında nabız atım sayısını 1 dakikaya uyarlayarak doğru egzersizi yapıp yapmadığınızı anlayabilirsiniz. Doktorlar genellikle yürüyüş ve bisiklet sürme egzersizlerini önerir, tüm egzersizler hastanın ortalama efor sarf edeceği şekilde düzenlenmeli ve aşırıya kaçılmamalıdır.

Egzersizlerin yanı sıra sağlığınıza kavuşmanıza katkı sağlayabilecek bitkisel ürünler tüketebilirsiniz. Bacakta damar tıkanıklığı bitkisel tedavisi için yeşil çay, zencefil, alış ve acılı yiyecekler tüketmek önerilir. Özellikle zencefil ve yeşil çay kolesterol seviyesini kontrol altına almak için herkesin düzenli tüketmesi gereken bitkilerdendir ve damar tıkanıklığı durumlarında ciddi yarar sağlarlar.

Doktorunuz ilaç tedavisini sonlandırdıysa veya henüz ilaç kullanmıyorsanız düzenli egzersiz ile birlikte her gün “zerdeçal” tüketmek damar tıkanıklığı, kolesterol, kan kirliliği, dokuda sürekli uyuşma gibi rahatsızlıklarınızı kısa sürede çözüme kavuşturacaktır. Baharat olarak kullanabileceğiniz zerdeçalı gün boyunca yediğiniz her şeye katabilirsiniz. Salata ve çorbalarda kullanılabileceği gibi diğer yemeklerde de kullanılabilir. Zerdeçal hem sağlığınızı koruyacak, hem de yediklerinize lezzet katacaktır.


Leave a Reply