Ana sayfa İlişkiler Aile Hayatı İyi baba olmanın yolları, Baba nasıl olmalı?

İyi baba olmanın yolları, Baba nasıl olmalı?

Bu yazımız da konumuz iyi ve etkili bir iyi baba nasıl olunur konusudur. Bu makale babalara hitap etmektedir fakat yalnız anneler yani hem anne hem de baba olan okuyucularımız için de bu makaleyi önermekteyim. Sizlere her zaman ki klişelerden bahsetmeyeceğim, sizlere çocuğunuzu şiddetten uzak ve üzerinde baskı kurmadan anlamanızı ve ona tamamen hitap edebilmenizi sağlayacak hatta ve hatta evladınız üzerinde % 100 güven sağlamanızı sağlayacak önerilerde bulunacağım. Makalemizi okuduktan ve önerileri uygulamaya başladıktan sonra evladınız ve aranızdaki sorunların yok olduğunu ve birbirinizi çok daha iyi anlamaya başladığınızı fark edecek ve evlatlarınız ile olan bağlarınızın güçlendiğini göreceksiniz.

Babalığın 10 Altın Kuralı

1. Evlatlarınızdan Fazlasını Bekleyin: Evlatlarınızdan en küçükten büyüğe kadar gerçekten çok şeyler beklediğinizi gösterin. Bu konuşma dilini düzeltmesinden en yüksek yerlere gelmesini istemenize kadar her şey olabilir. Örneğin konuşurken ‘’teşekkür ederim ya da lütfen’’ gibi kelimeleri kullanmasını öğrenmesinden derslerinde çok daha fazla başarı beklediğinize kadar her türlü beklentinizi evlatlarınız ile paylaşın. Onlara bunu aşılarken samimi ve nazik olun. Bu tür davranışlarınızı çocuk anlayacak ve buna karşılık samimi tepkiler vereceklerdir.

2. Suçlamayın, Sevin Ve kabul Edin: Evladınızı suçlamak ve suçu onun üzerine atmak yapılacak en kolay şeydir fakat bu yapılacak en yanlış şeydir de. Eğer onları suçlarsanız hiçbir sorunu çözemezsiniz. O yüzden evladınızı bir hataları olduğunda suçlamak yerine sorunu birlikte irdeleme yoluna gitmek çok daha sağlıklı olacaktır. Ayrıca unutmamanız gereken diğer bir husus ise evladınız da bir bireydir ve onun da kendine göre farklılıkları olacaktır. Bu yüzden bu farklılıkları kabullenip onu bu şekilde sevmelisiniz.

3. Evladınızın Hayatı İle Yakından İlgilenin: Öncelikle onu tanımalısınız. Onun hakkında her şeyi öğrenmelisiniz. En iyi arkadaşlarının kim olduğundan, sevdiği oyuncaklara filmlere ve her şeye kadar bir arkadaş gibi ona yaklaşıp onun hayatında sevdiği ve benimsediği her şeyi ve herkesi tanımalısınız. Bunu yaparken de gayet samimi davranın onu tanımak istediğinizi ve onun hayatının bir parçası olduğunuzu ona hissettirin. Bunu yaparken de onu soru yağmuruna tutmamaya sadece zaman içinde onunla iletişime geçerek onu tanımaya çalışın.

4. Evlatlarınıza ‘’Hayır’’ Demeyi Bilin: Bu konuyu açıkça ifade etmek istemekteyim. Çağımız çok farklı bir çağ. O yüzden ne kadar mutlu bir çocuk o kadar iyi sendromun dan kurtulun. Sırf onun istedikleri olsun ya da sizi fazla rahatsız etmesin diye geleceğin şımarık evlatlarını yetiştirmeyin. Her istedikleri olan çocuklar ileriki yaşlarda çok daha büyük sıkıntılarla karşılaşırlar ve o zaman geldiğinde ne yapacaklarını şaşırırlar. Eğer evladınıza her istediğini almak yerine yeri geldiğinde ‘’hayır’’ demeyi bilirseniz o zaman sorumluluk sahibi, kendine dur diyebilmeyi bilen ve ayakları yere basan evlatlar yetiştirirsiniz. Ve bu durum da ileride onların da evlatlarını aynı şekilde yetiştirmesi ile devam eden bir süreci başlatır.

iyi baba olmak
5. Evlatlarınıza Asla Şiddet Uygulamayın: Eğer evlatlarınıza bağırır ya da şiddet uygulamaya kalkarsanız onların kişiliklerini bastırır ve kendilerine olan öz güvenlerini sarsarsınız. Ayrıca bu tür davranışlarınız sonucunda evlatlarınız sizlere karşı içlerinde her gün biraz daha fazla büyüyen bir kin ve nefret beslerler. Yapmanız gereken asıl davranış biçimi onunla arkadaş olmak fakat aile içindeki yerinizin de ne olduğunu belli etmektir. Yani bir tek yüz mimiğiniz dahi evladınıza her şeyi anlatabilir.

6. Eşinize Saygılı Olun: Çocuklar bilgisayar gibi her şeyi kaydederler. O yüzden eşiniz ile ilişkilerinizde son derece saygılı ve sevgi dolu olun. Boşanmış olsanız dahi eşiniz ile evlatlarınızın yanında tartışma ortamına girmeyin. Unutmayın evladınız sizi kopyalayacaktır ve ileri de aynı şekilde o da eşine sizin eşinize davrandığı gibi davranacaktır. Onlara nezaketi de nefreti de aşılayacak olan sizsiniz!

7. Kelimeler İle Değil Davranışlar İle Konuşun: Çocuğunuzdan yardım istediğiniz zaman size yardım etmeyi reddediyor ise, ona tehditler savurup korkutmaya çalışmayın. Çünkü eninde sonunda evladınız bu tehditlere karşı aldırmamayı öğrenecektir. Bağırıp çağırmak yerine onun haklarından birini elinden almanız yani ceza usulüne gitmeniz çok daha mantıklı olacaktır. B ceza ona vurmak ya da incitmek değildir. Örneğin dışarı çıkma saatini bir haftalığına bir saat kısaltabilir ya da sinemaya gitmesini yasaklayabilirsiniz. Bu şekildeki davranışlarınız kelimelerden çok daha etkili olacaktır ve bir daha yardım istediğiniz de hemen koşmayı öğrenecektir.

8. Evlatlarınızı Dinlemeyi Bilin: Ona sadece kulak vermeyin onu iyice dinleyin. Sizinle konuştuğu zaman aslında size ne demek istediğini yani kelimelerinin arkasındaki gizli manayı anlayın. ‘’kendi giysilerimi ben seçerim, sen değil’’ dediğin de belki de evladınız çok daha fazla sorumluluk almayı istiyor ve kişiliği gelişiyor olabilir. Unutmayın eğer sizde evlatlarınız tarafından dinlenmek istiyorsanız sizde onları dinlemeyi öğrenin.

9. Onlara Sorumluluk Vermekten Kaçmayın: Evlatlarınız henüz küçükken belki sadece yataklarını ve odalarını toplama görevleri üstleniyor olabilirler. Fakat yaşları ilerledikçe onlara verdiğiniz görev listesini de arttırmayı unutmayın. Onlara ailenizin bu şekilde yaşadığını ve ayakta kaldığını ve evde herkesin görevleri olduğunu anlatın. En başta bu şekilde bir eğitim verirseniz evlatlarınıza ileriki yaşlarda da bu alışkanlıklarını sürdüreceklerdir. Fakat bunu yaparken unutmamanız gereken çok önemli bir husus vardır. Bu husus, siz evlatlarınıza yeni görevler verdiğinizde ve onlar bu görevleri yerine getirdiklerinde onları ödüllendirmemenizdir. Çünkü bu görevler zaten yapmaları gereken görevlerdir.

10. Onlara Başarılı Olduklarını Söyleyin: Unutmayın onlar hayat ile yeni tanışıyorlar ev her an başarılı olma ihtimalleri maalesef yok. Bu yüzden onun kendine olan özgüvenini her daim yüksek tutmanız gerekmekte. İşte bunu sağlamak ve onu psikolojik ve ruhsal açıdan güçlü tutmak için sürekli evlatlarınıza ne kadar başarılı olduklarını anlatın. İşler hep iyi gittiğinde başarılısın demek kolaydır ama işler kötü gittiğinde de başarılı olduğunu söylemiz gerekmektedir. Ona sürekli hangi konularda çok başarılı olduğunu durmadan hatırlatın.

BİR CEVAP BIRAK