Ana sayfa Bahçe işleri Çiçek Yetiştirmek Gül Yetiştiriciliğinde Gübreleme Ve Havalandırma Nasıl Yapılır? (Bölüm 2)

Gül Yetiştiriciliğinde Gübreleme Ve Havalandırma Nasıl Yapılır? (Bölüm 2)

Güller birçok farklı toprak türlerinde yetişebilirler. Fakat gül bitkisinin en sevdiği toprak killi ve tınlı organik maddelerce zengin olan topraklardır. Gülün toprağı yeterli miktarlarda su ve oksijeni depolayabilen, drenajı iyi ve havalı bir toprak olmalıdır.

Gülü daha önce hiç gül üretimi yapılmamış topraklarda yapacaksanız toprağı derin bir şekilde işlemelisiniz. Çünkü gül yetiştiriciliğinde ilk toprağın hazırlığı çok iyi olmalıdır. Gülün dikim öncesinde toprağın doğru bir şekilde gübrelenmesi için toprak analizlerinin yapılması faydalıdır.

Gülün yetiştirileceği toprakta gerekli olan besin miktarı 100 gram kuru toprak için miligram bazında pH 6-6.5, Tuz %0.2-0.3, N 20-30 mg, P2O5 50-80 mg, K2O 80-150 mg, MgO 15-25 mg, Mn 150-200 ppm olmalıdır.

Gülün iyi bir şekilde yetişeceği topraklarda birazda olsa bakır ve bor da olmalıdır. Gül yetiştiriciliğinde toprak pH’sı 6 ila 6.5 arasında olmalıdır. Alkali ve nötr topraklardaki güllerin yapraklarında ise kloroz meydana gelmektedir.

Fakat en önemlisi gül dikilmeden önceki toprak hazırlığı sırasında topraktaki mantar ile bakterilerin kontrolü için dezenfeksiyon yapılmasıdır.

Gül Bitkisinin Dikim Şekli Ve Mesafesi Nasıl Olmalıdır?

Özellikle kesme çiçek yetiştiriciliğinde gül bitkisinin dikimi çok önemlidir. Dikim toprak derinliği 60, çapı 40 cm’lik çukurlar açılmalıdır. Açılan bu çukurların içerisine gübre ile harman edilmiş olan toprak konmalıdır. Ancak bu işlemlerden sonra güller dikime hazır hale getirilirler.

Güllerin dikime hazır hale getirilmesi için ise kök budaması yapılmalıdır. Kök budaması yapılmasının asıl amacı ise söküm esnasında zarar görmüş olan kökleri temizleyebilmektir. Güllerdeki ölü kökler,n uçları kahverengidir.

Ölü olan bu uçlar bahçe makası yardımı ile kesilmelidir. Kökçükler, dikilen fidanların köklerinde oluşan yara dokusu sonucu ortaya çıkar. Oluşan bu kökçükler sayesinde fidanlar toprağa sıkıca bağlanırlar. Kökleşmeyi hızlandırmak istiyorsanız, gül dikiminden önce kök budaması yapıp kökleri killi toprak, su ve taze gübreden oluşan bulamaca batırmanız yeterli olacaktır. Bunun dışında isterseniz dal uçlarında da budama işlemini yapabilirsiniz.

Fidan hazırlığı yapıldıktan sonra fidanlar aşı noktası toprağın üstünde kalacak ve kökler kıvrılmayacak bir şekilde açılan çukurlara yerleştirilir. Daha sonra gübre ile karıştırılmış toprak köklerin arasında doldurulmalıdır. Çukurun doldurma işlemi tamamlandıktan sonra bolca sulanmalıdır.

Seradaki gülfidanı dikimi, dikim yastıklarının üzerine 3 ya da 4 sıralı olarak dikilmelidir. Bu sayede güllerde dikim çiçek kesimi, ilaçlama ve budama işlemlerini çok daha kolay bir şekilde yapabilirsiniz. Kırmızı güller dikim yastıklarına 30 cm ara ile pembe renkteki güller 40 cm ara ile dikilmelidir. Sera güllerindeki dikim derinliği 15 cm’yi geçmemelidir.

Sıcaklık
Sıcaklık faktörü sera gülcülüğünde büyümeyi doğrudan etkileyen çok önemli bir faktördür. Fakat birçok gül türü 16 ila 19 derece gece sıcaklıklarına uygundurlar. 16 ila 19 derece sıcaklıkların altında gül gonca kalitesine bir şey olmazken gül miktarı normalden daha az olur.

Yüksek sıcaklıklar birçok bitkide fizyolojik olayları hızlandıran faktörler arasındadır. Örneğin protein, solunum, amino asit ve fotosentez yapımı hızlanır. Fakat sıcaklığın 35 derecenin üstüne çıktığı durumlarda fotosentez durmaktadır. Bu yüzden seranın içerisindeki sıcaklık gündüz saatlerinde 20 ila 21 derece, güneşli günlerde ise 24 ila 28 derece arasında değişmelidir. Bundan daha yüksek sıcaklıklarda ise güllerin gelişme süreleri kısalmakta, kalite düşmekte ama verim artmaktadır.

Sıcaklık kontrolü özellikle yeni dikilmiş olan güllerde çok önemlidir. 21 derece sıcaklık limiti güllerdeki tomurcukların bezelye büyüklüğünde oluncaya kadarki geçen sürede korunmalıdır. Bu dönemden sonra ise sıcaklık 16 dereceye düşürülür.

1ok_623

Işık

Işık faktörü güllerin gelişimini etkileyen en önemli çevre faktörlerinden biridir. Sera içerisine girmiş olan ışık gülün yapraklarınca emilir ve fotosentez yapımında kullanılır. Fotosentez olayının gerçekleşmesi için ise güllerin sağlıklı olmaları gerekmektedir. Fotosentezin daha fazla olmasının bir diğer etkeni ise gülde bulunan yaprak sayısının çok olmasıdır. Bu durum gülün gelişimini sağlıklı bir yönden etkilemektedir.

Yaz aylarında ışık oldukça fazla olduğu için çiçeklenme fazladır ancak kış aylarında ışık miktarıda azalmaktadır. Bu yüzden sera üretimi yapanlar bu durumu göz önünde bulundurarak uç alma, sulama, çiçek kesimi ve gübreleme gibi işlemleri çok iyi bir şekilde ayarlamak zorundadırlar.

Eğer dikkat edilir ise serada ışığı ayarlamak mümkündür. Bunu yapabilmek için fazla ışığı gölgeleme yöntemi ile gülün istediği oranda ayarlayabilirsiniz. Kış aylarında doğal ışık yetersizdir bu yüzden kış aylarında ek ışık olarak floresan lambalar kullanarak ışıklandırma yapabilirsiniz.

Güller her ne kadar havadar ve bol ışık alan alanları sevseler de her gül türü aşırı sıcağa dayanamaz. Özellikle kırmızı güllerde bu durum gözlenebilir. Eğer açıkta gül yetiştirilmeye karar verildi ise o zaman sıcağa dayanıklı gül türlerinin seçilmesinde fayda vardır. Sıcağa dayanıklı olan sürünücü güller bu yöntem için en uygun olan güller arasındadır.

featuredkp-960x340

Nem

Güllerin sağlıklı bir gelişebilmeleri için seranın içindeki sıcaklığa bağlı olarak oransal nem miktarı güller için uygun bir düzeyde tutulmalıdır. Örnek vermek gerekir ise 24 derecede %60 bağıl nem miktarı uygun olacaktır. Fazla nemin bulunması sera içi hastalıkları arttırmaktadır. Fakat tam aksi olarak sera içindeki nemin azalması da gül bitkisi gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir. Havadaki nemin azalması ile bitkideki su kaybının da artacağı için sürgünler kısalmakta ve gelişim durmaktadır.

Özellikle sera içi nemin geceleri az olması gerekmektedir. Bunu düzgün bir şekilde güllere verebilmek için ise havalandırma ve ısıtma sistemleri gerekmektedir. Gül ürün kalitesini arttırmak için nem bakımından elverişli bir ortamın sağlanması gereklidir.

Seralarda sıklıkla uygulanan sulama ve yağmurlama yöntemleri külleme ile kara leke hastalığının yayılmasına neden olmaktadır. Buna engel olmak için ise sulama damlalama ile yapılmalı ve yağmurlama yöntemi sıklıkla uygulanmamalıdır.

Havalandırma

Havalandırma yapmak sera içindeki nemi ve sıcaklığı doğru ayarlayabilmek açısından çok önemlidir. Havalandırma işlemi seranın içerisindeki sıcaklık 21 dereceye ulaştığında hemen başlatılmalıdır. Fanlar ve havalandırma pencereleri bunun için kullanılabilinir. Ayrıca bitkilerin ihtiyaçları olan CO2 ve O2’inde sera içerisine girmesini bu yöntem sayesinde sağlamış olursunuz.

Isıtma ile havalandırma sistemleri birbirlerine uyumlu bir şekilde seralarda çalışmalıdırlar. Bu sayede seranın içerisindeki hava kurumuş olur ve bitki çevresinde hava hareketleri artar. Sonuç olarak ise gül bitkisinin gelişme süreci hızlanmış olur. Çeşitli gül bitkisi hastalıkları özellikle tasarruf yapmak amacı ile yapılmayan havalandırmalar sonucu ortaya çıkarlar.

BİR CEVAP BIRAK